Sankt Georgs Absolventenverein

Aret Aleksanyan’dan neler öğrendik?

  Posted on   by   No comments

SgAktif on Business: Aret Aleksanyan (Derwisch)

19 Mart 2018 tarihinde Finum Finance AG’nin SgAktif’e sağladığı toplantı salonunda Aret Güzelaleksanyan ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Aret Ağabey ile Avusturya, tiyatro, iş-aile ikilemi üzerine sohbet ettik. Etkinliğe katılamayanlar aşağıdaki özetimizi okuyabilirler.

 

Aret Ağabey’den Neler Öğrendik?                                                                  

  • Türkçe, Almanca, Edebiyat dersleri en iyi olduğum derslerdi. Tiyatroya ilgim muhtemelen oradan geliyor.
  • Babam tiyatro hayranıydı, 11-12 yaşlarımda Brecht’le tanışmıştım. Pazarları tiyatroya giderdik.
  • Tiyatroda başta farklı bir hedef kitlem vardı: işçilere yöneldim. Ama onları nasıl eksi 15 derecede, on saat çalıştıktan sonra, eşlerini ve çocuklarını almaya ve o zamanın parasıyla 70 şilin ödemeye ikna edeceğimi bilemiyordum. Reklamımızı arabayla elimizde megafonla yaptık. 20-25 oyun çıkardık.
  • Interkulttheater bir destek yuvasıydı.
  • Tesadüflerle kariyerime başladım. Tek cümlelik bir rolüm vardı, bir oyuncu bir türlü rolüne giremedi ve ben de orada dura dura onun sözlerini ezberlemiştim, denedim ve kapalı gişe oynadık.
  • Başarıya ulaşabilmek için doğru zamanda doğru yerde olmak lazım.
  • Bir arkadaşım oyuncu olmak istiyordu ona tavsiyem tiyatroda tuvaletleri temizlemekle, çay getirip götürmekle vs. başlamasıydı. Böylece bir oyuncuya bir şey olduğunda yerine geçebilecekti, çünkü hep orada ve doğru zamanda doğru yerde olmuş olacaktı.
  • Başka bir meslek seçmem gerekseydi avukat olabilirdim.
  • Şimdi üniversiteye yeniden başlıyor olsaydım hiçbir şeyi farklı yapmazdım. Hiç.
  • İş-aile-sosyal yaşam arasındaki denge: zor. Aynı zamanda sanat yönetmeni, oyuncu, reklamcı, müzikçi, dekorcu, ışıkçı, muhasebeci, personelle ilgilenen kişiydim tiyatroda.
  • Tiyatro aile düşmanı bir meslek: diğer insanlar çalışmadığında siz çalışıyorsunuz.
  • Tiyatro sınırsız bir meslek! İnsanların kalbine giriyorsunuz. Onların gözlerine, kulaklarına, damaklarına, beyinlerine hitap ediyorsunuz.
  • Gençlere tavsiyeler: 3 şey çok önemli: Vizyon olmazsa olmaz, meraklı olmalı, nedenleri sorgulamalıyız, bir de “enthusiasm, istikrar ve Bu  yolda basariya ulasilabilecegi kesin. Basari elde edildiginde de tevazuyu elden birakmamak lazim.
  • Tiyatroda kabiliyet kadar teknik de çok önemli. Tahsil tabii ki faydalı ama tiyatro pratikte öğrenilir. Kendini her anlamda geliştirmek, oyunlar izlemek ve 200 kere oynansa bile 200. oyunun aynı heyecan ve kalitede olması lazım.
  • Başarı tiyatronun olmazsa olmazı.
  • Türkiye’den gelmiş olmam bir dezavantaj olmadı hiçbir zaman. Çok çalıştım, entegrasyona önem verdim. Avusturya’daki hayattan payımı almak için ona bir şeyler vermem, ona katılmam gerekiyordu: “Partizipation” anahtar bir kelime entegrasyon için.
  • Tiyatro renk, dans, sanat, her şey!
  • Oyuncuların antenleri diğer birçok insandan daha dışarıda.
  • Nazım’ın Yaşamaya dair isimli şiiri en sevdiklerimden ve gençlere de tavsiyelerimle aynı doğrultuda.
  • Başka bir dünya yaratmak mümkün. Önemli olan oburlukların önüne geçilebilmesi ve kendi tavanımızı bilmek, sınırlarımızı koyup, gerektiğinde teşekkür edebilmek. Politikanın toplum vizyonu yaratmada ve insanların gözünü açmada büyük bir rol oynaması lazım.
  • İnsanlar manipüle edilebilen varlıklar.
  • Dünyayı kim kurtarabilir? Biz. Sorunun cevabı burada, biziz.
  • Ben ne yapabilirim ki? Doğru bir yaklaşım değil, herkesin az çok katkısı olabilir.
  • Korku bir frendir, positiv anlamda. Ama dozu kactiginda bu negative ve olumluyu frenleyen bir fenomene dönüsüyor.
  • Paylaşımın değerini bilmemiz lazım.
  • Yaptığımız işi inanarak yapmalıyız!
  • Tiyatroda “legal deli” olabiliyorsunuz, orada her şey mubah, dışarıda öğretilenin tam tersini yapma hürriyetine sahipsiniz.
  • Hakikati söylemeye cesaret eden akıllı= deli
  • Tiyatro muhteşem bir sihir.
  • İyi ki yaptıklarımı yapmışım.

BONUS: Kültür Testi

Categories: Allgemein, home